Hakkında

Bizimle Büyüyen Sayılar

Gönüllülerimiz, bağışçılarımız ve projelerimizle birlikte güçlü bir topluluk oluşturuyoruz. Sayılar, yaptığımız işin büyüklüğünü ve etkisini gösteriyor. Bu başarıda payı olan herkese teşekkür ederiz.

about-icon-1-svg
Gönüllü
0
about-icon-2-svg
Bağış
0
Proje
0

Hakkımızda

Doğu Marmara Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (DOSTKAD), Kocaeli’de sürdürülebilir kalkınmayı, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınmayı sağlamak üzere; nitelikli eğitim, yoksullukla mücadele etmek, sağlıklı yaşam, eşitsizliklerin azaltılması, toplumsal uyum ve kapsayıcılık, toplumsal cinsiyet eşitliği,  barış ve adaleti sağlamaya katkıda bulunmak, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, iklim krizinin ve değişikliğinin durdurulması, alt yapı, sanayi ve yenilikçiliğin geliştirilmesi, sürdürülebilir şehir ve yaşam alanlarının sağlanması, sorumlu üretim ve tüketimin uygulanması, temiz su ve sıhhi koşulların sağlanması, erişilebilir ve temiz enerji, suda yaşama saygı, karada yaşayan canlıların korunumu amaçlarıyla kurulmuştur.

DOSTKAD, içinde yaşadığımız dünyanın “bugün”ünde attığımız her adımla “yarın”ı şekillendirdiğimiz ve her bireyin bu doğrultuda türlü haklar ve sorumluluklarla donatılmış olduğu gerçeğinden yola çıkarak; bilimin ışığında, yenilikçi, adil, şeffaf, kapsayıcı ve içermeci bir yaklaşımla çalışmalarını sürdürecektir.

Aldığı her kararda, attığı her adımda evrensel ve toplumsal değerleri göz önünde bulunduran, sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden, duyarlı ve gelişim odaklı bireylerin bir çatı altında toplandığı ve gerçekçi, uygulanabilir, fark yaratan uygulamalarla harekete geçtiği bir Sivil Toplum Kuruluşu yapısı, ilimizin ve bölgemizin ihtiyaçlarına cevap verme bağlamında elzemdir. DOSTKAD, etki alanındaki tüm birey, kurum ve kuruluş ile yapıcı, iyileştirici ve geliştirici bir misyonla profesyonel çerçevede çalışmalar sürdürmek ve işbirlikleri yapmak motivasyonuna sahiptir.

Tüm bu amaçlarla, kaynaklarımızı en etkin biçimde kullanarak, tüm paydaşlarımızın yararına somut ve ölçülebilir  çalışmalarımızla bölgemize katkı sunmaya çalışmaktayız.

DOSTKAD olarak, tüm çalışmaları süresince, saha deneyimini artırmak, düzenli olarak yürüteceğimiz ihtiyaç analizleri ve uzman değerlendirmeleri ile  belirleyeceğimiz yol haritalarımızla ve etki alanımızdaki tüm paydaşlarımızdan aldığımız geri bildirimlerle  kendimizi sürekli güncelliyor, yeni çalışma alanları belirliyor, kendimizi sürekli gelişime açık tutmaya devam ediyoruz. 

Misyonumuz

Mevcut olanakları ve kaynakları en etkin biçimde kullanarak, etki alanımızdaki tüm birey, kurum ve kuruluşların kişisel, mesleki, toplumsal ve evrensel gelişimlerine destek verecek çalışmalar planlamak, projeler oluşturup yürüterek ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin zenginliklerini ve potansiyelini ileriye taşımak; insan, doğa, çevre, kültür ekseninde çağın ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla tüm çalışmalarını hayata geçirmek

Vizyonumuz

Dünyamızın daha yaşanılır bir yer olması için bilimi, eğitimi, insan haklarını, toplumsal ve evrensel değerleri pusula edinerek yaşadığı toplumun sorunlarına sahip çıkan, sivil toplum kuruluşlarının önemini kabul eden ve bunun için  çalışarak geleceğe yön veren, öncü bir dernek olmak

5 Temel İlkemiz

1. Sürdürülebilir Üretim & Tüketim

Sürdürülebilir üretim ve tüketim, doğal kaynakların etkin kullanımını ve çevresel etkilerin azaltılmasını hedefleyen bir yaklaşımdır. Üretim süreçlerinde kaynakların verimli kullanımı, yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edilmesi, enerji ve su verimliliği sağlanması gibi uygulamalar çevre kirliliği ve kaynak tükenmesini önlemeye yöneliktir. Bu adımlar, çevre dostu malzeme kullanımı ve atık miktarının azaltılmasını da kapsar.

Tüketim alışkanlıklarında sürdürülebilirlik ise bilinçli ürün seçimleri, geri dönüşüm ve yeniden kullanım gibi uygulamalarla sağlanır. Sürdürülebilir ürünlerin tercih edilmesi ve azaltılmış ambalaj kullanımı gibi kararlar, çevresel baskının azaltılmasına katkıda bulunur. Bu süreç, bireylerin çevre bilincini artırarak doğal kaynakların korunmasını destekler.

Sürdürülebilirlik aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da önemlidir. Adil ticaretin teşvik edilmesi, yerel üreticilere destek verilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi adımlar, sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturur. Eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla toplumun bilinç düzeyi artırılarak, sağlıklı ve dengeli bir dünya için sürdürülebilir yaşam tarzlarının benimsenmesi sağlanabilir.

 

2. Nitelikli ve Sürdürülebilir Eğitim

Nitelikli ve sürdürülebilir eğitim, bireylerin becerilerini artırırken gelecek nesillere sağlıklı ve dengeli bir dünya bırakmayı hedefler. Nitelikli eğitim, bireylerin entelektüel, sosyal ve duygusal yeteneklerini geliştirerek onları yaratıcı ve eleştirel düşünen bireyler haline getirir. Bu eğitim modeli, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine, sorun çözme becerilerini geliştirmelerine ve kendilerini sürekli yenilemelerine olanak tanır.

Sürdürülebilir eğitim, çevresel sorunlara duyarlılık kazandırarak doğal kaynakların korunması, küresel ısınmayla mücadele ve sosyal adaletin sağlanması gibi sürdürülebilirlik ilkelerini benimser. Bu eğitim anlayışı, öğrencilere çevre bilinci aşılayarak sürdürülebilir uygulamaları teşvik eder ve gelecek nesillerin doğal çevreye karşı sorumluluklarını anlamalarını sağlar.

Bu kapsamda nitelikli ve sürdürülebilir eğitim, bireylerin sürekli öğrenme becerisini geliştirmeyi, etik değerleri benimsemelerini sağlamayı ve toplumsal sorunlara çözüm üreten bireyler yetiştirmeyi amaçlar. Toplumların geleceğini şekillendiren bu yaklaşım, bilinçli ve sorumlu vatandaşlar yetiştirmek için tüm paydaşların ortak çabasıyla gerçekleştirilmelidir.

3. Sürdürülebilir Şehirler

Sürdürülebilir şehirler, ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek, yaşam kalitesini artırmayı ve doğal kaynakların verimli kullanımını sağlamayı hedefler. Bu şehirlerde enerji verimliliği ön plandadır; binalar ve altyapılar enerji tasarruflu teknolojilerle donatılır, yenilenebilir enerji kaynakları teşvik edilir ve karbon salınımı azaltılır. Aynı zamanda, atık yönetimiyle geri dönüşüm teşvik edilerek kaynakların verimli kullanımı sağlanır ve çevre kirliliği önlenir.

Ulaşım, sürdürülebilir şehirlerin önemli bir bileşenidir. Çevre dostu toplu taşıma sistemleri, bisiklet yolları ve yürüyüş alanlarıyla araç trafiği azaltılır, böylece hava kalitesi ve ulaşım verimliliği artırılır. Şehirlerde ayrıca parklar, ağaçlandırma projeleri ve biyolojik çeşitliliği destekleyen ekosistemler gibi yeşil alanlara öncelik verilir. Bu alanlar, doğayla bağlantıyı güçlendirirken hava kalitesini ve ekosistem hizmetlerini iyileştirir.

Sonuç olarak, sürdürülebilir şehirler, hem çevresel hem de toplumsal faydalarıyla daha sağlıklı ve yaşanabilir yerleşim alanları sunar. Enerji verimliliği, sürdürülebilir ulaşım, yeşil alanlar ve çevresel bilinçlilik ilkeleriyle, gelecek nesiller için daha yaşanabilir ve çevre dostu bir dünya inşa etmeyi amaçlar.

4. Dezavanyajlı Gruplar

Dezavantajlı gruplarla çalışma, toplumsal adalet ve eşitliği sağlamak için önemli bir stratejidir. Bu gruplar arasında maddi yetersizlik içinde olanlar, etnik azınlıklar, engelliler, göçmenler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar yer alır. Bu bireyler genellikle toplumsal kaynaklara ve fırsatlara eşit erişim sağlayamazlar ve ayrımcılığa uğrayabilirler. Dezavantajlı gruplarla yapılan çalışmalar, bu bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamayı ve onları güçlendirmeyi amaçlar.

Bu tür çalışmalar, dezavantajlı grupların eğitim, sağlık, istihdam ve adalet gibi alanlarda yaşadıkları sorunları anlamayı ve çözüm üretmeyi içerir. Dezavantajlı grupların seslerini duyurmalarına yardımcı olmak, toplumun daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmasına olanak tanır. Ayrıca, bu çalışmalar sosyal adaletin sağlanmasında önemli bir rol oynar.

Dezavantajlı gruplarla çalışmanın zorlukları da vardır. İletişim engelleri, kültürel farklılıklar, güven eksikliği ve kurumsal destek eksiklikleri gibi faktörler çalışmaları zorlaştırabilir. Bu nedenle, bu gruplarla çalışan profesyonellerin empati, duyarlılık ve kültürel bilgiye sahip olmaları gerekir. Sonuç olarak, dezavantajlı gruplarla çalışma, daha adil, kapsayıcı ve insan haklarına saygılı bir toplumun oluşmasına katkı sağlar.

5. İklim Değişikliği ve Küresel Iısnma

İklim değişikliği ve küresel ısınma, dünya çapında önemli bir endişe kaynağı haline gelmiştir. Artan sıcaklık, doğal afetlerin sıklığı ve ekosistemlerdeki dengesizlikler, bu sorunun açık göstergeleridir. Küresel ısınma, insan faaliyetleri nedeniyle atmosferdeki sera gazlarının birikmesiyle ortaya çıkar. Fosil yakıtların kullanımı, endüstriyel faaliyetler ve ormansızlaşma bu gazları artırır ve dünya sıcaklığının yükselmesine neden olur.

İklim değişikliği, artan sıcaklık, kutup buzullarının erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesi ve ekstrem hava olaylarının artması gibi olumsuz etkilere yol açar. Bu durum, tarım, su kaynakları, ekonomi ve insan sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratır. Ayrıca biyolojik çeşitlilik de azalır.

Bu sorunla mücadele için küresel düzeyde adımlar atılmalıdır. Sera gazı emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi, enerji verimliliği artırılması ve ormansızlaşmanın durdurulması gerekmektedir. Toplumlar ve bireyler, sürdürülebilir yaşam tarzlarını benimsemeli ve doğal kaynakları korumalıdır. Bu şekilde, iklim değişikliğinin etkileri hafifletilebilir ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edilebilir.

Sende Gönüllü Ol

Daha temiz ve iyi bir Dünya için sende bize katıl